KİTAP OKUMAK ÜZERİNE.

12 Şubat 2020, Çarşamba
KİTAP OKUMAK ÜZERİNE.

Uzun zamandır kitap okuma alışkanlığı ve insan hayatına etkisi üzerine yazmak istiyordum. Bugüne nasipmiş.

Bu konuda beni motive eden olay ise, geçenlerde İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz tarafından 8.sınıflara yapılan Kazanım Değerlendirme sınavında  öğrencilerin Din Kültürü  ve Ahlak Bilgisi dersine ait sorularda ortaya koydukları performanstı.Manisa  ilinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde 10 soruda 10 doğru yapan öğrenci çıkmamış olması, kendi branşımın da olması sebebiyle özeleştiri yapmama neden oldu.


Nerede hata yapıyoruz?


Burada iki eksiklik gördüm.Birincisi öğrencilerimizin okuduğunu anlama ve  değerlendirme eksikliği.Bakanlığımızın 4-5. Sınıflara uyguladığı kazanım değerlendirme  sınavlarında okuma alışkanlığının eksik yada olmayışının neden olduğu, zihinsel yada eğitsel  beceri  eksikliğinin tespit edildiğini daha önceki yazılarımızda değinmiştik.Cep telefonu ve diğer mobil uygulama araçlarının bırakın eğitim çağındaki çocukları , oyalansın yada ağlamasın diyerek bebeklerin dahi eline verildiği bir çağda,insanlara  kitap okuma alışkanlığını verebilmek  gerçekten çok zor bir durumdur.Kitap okuma alışkanlığının kazandırdığı niteliklerden yoksun bir öğrencinin yeni nesil sorulara hala hazır olmadığı, okuduğunu yorumlama , analiz etmede sıkıntı yaşadığı gerçeği tekrar karşımıza çıktı.Bu sene 8.sınıfı okuyan kızımdan örnek vermek istiyorum.Paragraf tarzı konulu soruları, testin sonuna bırakıyor ve süreyi yetişmeyince soru boşa gidiyor yada paragrafı okuyup soru köküne, cevap şıklarına yöneldiğinde geriye dönüp, paragrafı okumaya üşeniyor(du).Bu tür bir davranış şekli iki oturumlu sınavın genelini düşündüğümüzde ciddi soru kaybına neden olabilmektedir.


Diğer bir nokta ise ; okula kayıt yılı nedeniyle normalde 7.sınıfta olması gereken öğrencilerin 8.sınıfta okuyor olması da bir başka etken olarak ortaya çıkıyor.Yaş itibariyle görsel ve  işitsel olarak dikkati  ders anında dağılmaya müsait  öğrenci,hem dersi öğrenmeye çalışan öğrenciyi, derste sınıf hakimiyeti noktasında öğretmeni daha çok zorlamaktadır.


Peki çare nedir? Çözüm çocuğa kitap okuma alışkanlığını mümkün oldukça  erken yaşta vermeye başlamaktır.İnsan hiçbir bilgiye sahip olmadan doğar.Gerek ailede gerek yaşamını devam ettirdiği her  alanda sosyalleşir, görgü ve terbiye eğitimini yaşayarak, görerek öğrenir.Çocuk temizlik alışkanlığını okulda değil evde öğrenir, ev dışında ise uygular.Koşarken yere düşen arkadaşını kaldırmayı kardeşi yoksa okulda ve sokakta öğrenir.Ama çocuk pek çok davranışın ilkini Aile’de öğrenir.Kitap okuyan ebeveynlerin çocuğu da emin olun ki kitap okumaya yatkın oluyor.Sanki DNA’sına kodlanmış gibi….Biz eğitimcilerin bir sözü vardır “çocuğun eğitimi doğumdan 9 ay önce başlar “diye çok hoş ve derinliği olan bir söz.Evet, Anne ve babalara bu konuda büyük sorumluluk düşüyor.Zamane anne ve babaları aslında “ aman şu okul, şu öğretmenin sınıfına kayıt olalım” telaşında bulunmakla hata yapıyorlar.Ebeveynlerinin elinde telefon yerine kitap gören, okuma alışkanlığı olan bir öğrenci;

• Her şeyi daha iyi anlar, yorumlar ve problemlerin çözüm yollarına okulda ve hayatta daha kısa sürede ulaşır.
• Kelime dağarcığı daha zengindir.Düşünceleri daha olgundur.
• Uygar bir toplumun temeli olan; düşünen, sorgulayan, üreten bir bilince sahip olur.
Batı toplumlarında kitap okuma alışkanlığı çok yüksek seviyededir. Doğuda ise Japonya hariç pek fazla örnek yoktur.Japonya bu konuda halkını teşvik eder ve destekler.Ülkemizde ise kitap okuma oranı istenilen seviyelerde değildir.Bu oranı arttırma konusunda , çeşitli güncel projeler geliştirilmektedir.Manisa Valiliği himayesinde geliştirilen MANEP 2023 projesi kapsamında il genelinde ilk etapta 30 okula modern   kütüphane oluşturulacak, aynı zamanda okullara ilk etapta 200.000 adet kitabın dağıtımı yapılacak olması ince düşünülmüş, güzel bir çalışmadır. Şu an uygulamaya geçen diğer bir adım ise her gün bir ders saatinin kitap okuma etkinliğine ayrılmış olması.Bu projenin eğitim öğretim çağındaki yer alan  il genelinde 249 bin 250 öğrenci ve 18 bin 389 eğitimciye en büyük katkılarından birisi de , öğrencilerin bir ömür boyu faydasını göreceği kitap okuma alışkanlığı olacaktır.
Son söz olarak;

“ÇOCUKLARIMIZIN NASİHATTEN DAHA ÇOK ÖRNEK DAVRANIŞLARA İHTİYACI VAR.”
Boş zamanlarını telefonla  değil Kitap okuyarak geçiren ebeveynlerin sayısının artması dileğiyle….